Türk Uçağı

26 Ağustos 2012, 23:15 | Havacılık, Seyahat, Sivil Havacılık, Uçak, Yolculuk kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum
Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Stuttgart’tan dönüyoruz, kalkış öncesi kemer kontrolü yapılıyor. Kemeri açık bir amca var, yayılmış oturuyor.

“Kemerinizi bağlar mısınız lütfen?! Kalkmak üzereyiz ” dedim.

“Türk uçağında da mı yahu?!” dedi homurdanarak.

He amca kemer bir tek Alman uçaklarında bağlanıyor çünkü!!

Sadece bu cümle üzerine bir araba laf söylemek istedim yüzüne de..

“Uçakların milliyeti yok beyefendi, her uçakta bağlanır kemerler” demekle yetindim gülümseyerek. Ah bu zihniyet!

Uçak mı Eski Acaba?!

17 Ağustos 2012, 12:24 | Havacılık, Seyahat, Uçak, Yolculuk kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın
Etiketler: , , , , , , , ,

Alçalmadayız, hafif şiddette türbülans var. Bir yolcu pat diye tuttu kolumu yanından geçerken.  Bu kibar hareketine binaen döndüm kendisine gülümseyerek.

“Ya sizin uçaklarda bir sorun mu var? Ben geçen yıl da uçtum böyle sallanmıyordu, uçak mı eski, kaptan mı bir şey yapıyor?..”

Dedik o kadar Kaptan’a kurcalamayın uçağı bu kadar diye.. İşte yıldan yıla böyle oluyor, sormayın gitsin, aman gelecek yıl hiç binmeyin.. Eskidi artık zaten uçak, seneye üstü açık falan gideceğiz galiba. Kanatlar falan da yıprandı iyice.. Türbülansın uçakla bir ilgisi yok hanımefendi, hava muhalefeti sebebiyle sallanır uçaklar. Bir tek bizim uçaklar değil, hepsi böyledir.  Sizin şansınıza geçen yıl uçtuğunuzda hava güzelmiş demek ki..”

“Böyle dersiniz zaten..”   

“He canım böyle diyoruz hep..”

“Durum dediğim gibi hanımefendi. Başka bir açıklaması yok. Arabayı kullanırken arabayı siz mi sarsıyorsunuz yol mu sarsıyor? Neden yalan söyleyeyim? 10000 metrede çarpılırım valla..”

Burası meğersem Almanya’ymış!

13 Ağustos 2012, 22:53 | Havacılık, Seyahat, Sivil Havacılık, Uçak, Yolculuk kategorisinde yayınlandı | 3 Yorum
Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

Uçak körükte, yolcu alımındayız. İki kadın ve birer çocuğu bir hengâmeyle uçağa girdiler. Bağırış, çağırış gırla.. Uçuş boyu da gürültülülerdi. İndiğimiz meydanda da uçak körüğe yanaştı; uğurluyoruz yolcuları. Bahsettiğim kadınlar ve çocuklar uçağın kapısına geldiler ve kadınlardan biri körüğe bakıp bağırmaya başladı:

“Aaaa aynı yere geldik ama bindiğimiz yer burası, ay gitmedik mi hiç ne oluyor? Kandırıyor musunuz bizi aaa?!?!”

Biz şaşkınlıkla seyrediyoruz tepkileri.

He canım kandırıyoruz Almanya diye İstanbul’a getirdik sizi. 🙂

Bir takım kozmik saçılımlar sonucu uzay zaman devamlılığında kırılmalar ve paralel evrensel gerilimler yaşadığımız için aslında hiç gitmedik, gittik ama geleceğe döndük. Gitmişiz gibi ama hiç gelmemişiz gibi.

Meğersem gelmişiz! Turbo jet hızlısıyla gelmişiz hem de! Evet anlamanız zaman alabilir ama metin olun uçak böyle bir şey işte hanımefendi..  60 dakikadır havada olduğumuzu ve gittiğimizi nasıl kavrayamadınız acaba? Biz uçarken siz neredeydiniz, hangi evrende geziyordunuz?”

“Olur mu hanımefendi öyle şey, geldik işte.  Gelirken körükten bindiniz uçağa, şimdi de körükten iniyorsunuz.”

Hadi selametle!

 

Alla Turca! Oh là là!

13 Ağustos 2012, 16:47 | Havacılık, Seyahat, Sivil Havacılık, Uçak, Yolculuk kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın
Etiketler: , , , , , , , ,

Uçuş esnasında kadın bir yolcu gelip tuvaleti sordu, gösterdik. Açtı kapıyı:

“Aaaa bu ne bee! Alaturka tuvalet yok mu?”

Olmaz mı?! Jakuzinin hemen yanında! Uçaklarda alaturka tuvalet olmuyor ne yazık ki hanımefendi..”

“Böyle olur mu ya, ne biçim iş bu? Musluk falan da yok hiç, ne olacak?”

“Vakumlu çalışır tuvaletler, lavabo da burada. Durum bu yani ne yapalım? O kadar teknolojik alet bir alaturka tuvaleti yok işte, makus talihimize boyun eğeceğiz..

“Iyy iğrenç ya neyse gircez artık mecburen!”

 

Yurdum insanının sivil havacılıkla imtihanı..

This is Your Captain Singing..

10 Ağustos 2012, 21:36 | Havacılık, Seyahat, Uçak, Yolculuk kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın
Etiketler: , , , , , , , ,

Yolcular uçağa yerleşiyor, boarding bitti bitecek.. 18-20 yaşlarında genç bir oğlan geldi:

“Pardon bir şey soracaktım. Kaptan şarkı söyleyebilir mi acaba uçuşta?”

“[Tabii ne söylesin? Pop? Rock? Kürdili hicazkâr?] Nasıl yani?”

“Ben daha önce uçtuğumda söylemişti ama..?!”

“Daha önce nerede, hangi kaptanla uçtuğunuzu bilemiyorum da bayağı iyi uçmuşsunuz normal şartlarda böyle bir uygulama yok maalesef. O şansınıza denk gelivermiş..”

“Ben yolcuyum ama istediğimi söyleseniz yapmaz mı?”

Yapar tabii. Yapmaz mı? Yolcu memnuniyeti her şeyden öte! Karaoke de var hatta bazen hep beraber takılıyoruz.  Mikrofon vereyim söylersin? Valla çok istiyorsanız söyleyeyim tabii ama kabul edeceğini hiç sanmıyorum.”

O esnada, Kaptanın yüzünü, huyunu bir de bu isteği düşününce yok yani, ı ıh.. 🙂

“Bari kokpiti göreyim?”

Ben seni pencere kenarına oturtayım bağlayalım bu işi bence.. Çok üzgünüm o da güvenlik açısından mümkün değil, ben sizi yerinize alayım, kalkış için görev yerime geçmem lâzım.”

 

Yolcu yolunda gerek hadi canım benim!

(bkz: bir uçakta yaşanabilecek en dumur olaylar)

Yıllardır Uçuyorum Böyle Rezalet Görmedim..

08 Ağustos 2012, 17:54 | Havacılık, Seyahat, Sivil Havacılık, Uçak, Yolculuk kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın
Etiketler: , , , , , , , ,

İstanbul ya da Ankara’ya gidiyoruz. Kalkıştan hemen sonra ön sıralardan bir chime* geldi.  

Takım elbiseli, evrak çantalı, bilgisayarlı bir iş adamı. Çok da havalı.. 

“Buyrun” dedim.

“Bakın hanımefendi yıllardır uçuyorum ben. [Ahan da başlıyoruz.. ] Hatta sizin yaşınızdan fazladır benim uçağa binişim. Çok seyahat ederim ben, çok iyi bilirim uçakları ve bu uçak çok gürültülü. Çalışamıyorum resmen. Boeing uçaklarında daha önce böyle bir gürültü duymadım. Bir arıza falan var sanırım. Düzeltirseniz iyi olur.”

” [Hummm].Öncelikle uçağımız Boeing değil Airbus beyefendi. [Madem yaşımdan çok uçağa binmişsin neye bindiğimize bir bakalım o kadar laf edip böbürlenmeden önce değil mi? ] Ayrıca şu an tırmanıştayız, birazdan seyir irtifasına ulaşmış oluruz. O zaman daha az gürültü olacaktır. Şu an anormal bir ses algılamıyorum ben. [Hayır yani koca iki motor çalışıyor, 10000 metreye doğru yol alıyorsun. Ne tür bir sessizlik bekliyorsun? Kapatalım istersen süzülelim planör gibi..  Ohh miss sonsuz bir sessizliğe doğru sorunsuz ulaşım..]

Toplam 45 dakikalık bir uçuşta beklenen bu ultra konfor nedir yani? Kahvemi getirin, ortamı sessizleştirin, çocuk ağlamasın, yanımdaki bana bakmasın, aman bulutlar gölge yapmasın!! Neden bulunulan ortamı idrak etmek bu kadar zor ki? Amaç sessiz bir ortamda çalışmak ise üzgünüm dostum, doğru yer değil burası. Çalışmak isteyen, kulak tıkacını takıyor ya da müziğini açıyor çalışıyor. Zaten 5 dakika sonra da alçalış başlayacak kapatacaksın o bilgisayarı kalacaksın kabak gibi yine. Bu cümleleri sarf edene dek 2 sayfa daha okurdun elindeki kağıtları. Evet bulunduğum şartları düşününce bu kadar anlayışlı olabiliyorum ben. Aaaaa, efendi olun yahu!

Chime: Hostes Çağırma Butonu

Kustum ben!

08 Ağustos 2012, 01:36 | Havacılık, Seyahat, Sivil Havacılık, Uçak, Yolculuk kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın
Etiketler: , , , , ,

Van’a gidiyoruz yanlış hatırlamıyorsam, uçakta ön tarafı toparlarken chime (çağırma) sesi duydum. Gittim ilgili koltuğa: Bir kadın, rahatsız gibi..

“Buyrun”  dedim,  “Ne oldu?”

Kadın kucağındaki ince hırkayı kaldırdı.

“Kustum ben” dedi yaramaz çocuk gibi. Üst baş batmış tabii.

[Alkışlar.. Tebrik ederim.. Gerçekten çok iyi kusmuşsunuz..Hanımefendiye ödülünü getirin!] “Geçmiş olsun.. İyi misiniz şimdi?  Niye haber vermediniz, tuvalete gitmediniz? Ben peçete, torba vs. getireyim.”

“Uçakta kalkmak yasak denince..”

Hö? Olur mu hiç öyle şey! İniş ve kalkış dışında gidebilirsiniz tabii tuvalete. Bakın herkes ayakta.”

“Ne bileyim. Hamileyim de ben yeni. Bir de pirinç yemiştim.”

“[Eveet görebiliyorum..] Hayırlı olsun hamileliğiniz tabii ama böyle bir şey olursa haber verin de sorun yaşamayın yine bu şekilde.  Tuvalete gidin bir isterseniz.”

“Gidebilir miyim ki?”

Bence başarabilirsin, yapabilirsin bunu dostum.. “Neden gidemeyesiniz? ”

– Hamileyim ya..

?!$#% Ne ilgisi var? Herkes kullanabiliyor tuvaletleri. Hamilelikte tuvalete gidilmiyor mu? Elinizi yüzünü yıkarsınız diye dedim. Siz nasıl isterseniz..

– Pirinci yemeyeydim iyiydi.

Aaayyyhhh! Allah’ımm şimdi ben kusacağım kokudan! “Bilemiyorum tabii ben ne iyi gelir midenize.”

“O zaman ben bi tuvalete gideyim” diyerek ayaklandı. Birkaç kişi bakınca cevap verdi, “Kustum ben!”

 

Bebek Kemeri

02 Ağustos 2012, 14:49 | Havacılık, Seyahat, Sivil Havacılık, Uçak, Yolculuk kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın
Etiketler: , , , , ,

Tüm yolcular binmiş, kapılar kapanmış. Son hazırlıklar yapılıyor. Bendeniz kabine çıktım yolcuları kontrol ediyorum. Kemerler bağlanmış mı, güneşlikler açık, masalar kapalı koltuklar dik mi?

Baktım ki bir anne kucağındaki bebeğin kemerini bağlamamış.

-Bebeğinizin kemerini bağlamanız gerekiyor hanımefendi..

-Hı hı evet..

Ama hareket yok, öyle bakıyor. [E hadi ama uçak kalkacak şimdi, kalacaksınız öyle..]

– Nasıl bağlanacağını biliyor musun? Yardımcı olayım isterseniz.

Bebek kemerini aşağıdaki fotoğrafta görüyorsunuz. Kemer üzerindeki halka bebeği taşıyacak kişinin kemerine geçirilip bağlanır. Kalan kısım da bebeğe bağlanır. Amaç malum, herhangi bir acil durumda, türbülansta, frende bebek anneden fırlayıp gitmesin.

– Ee ben biliyorum aslında ama şimdi zor oldu çocukla siz bağlayın isterseniz.  [Hıı tabii evet. Anladım ben tamam. Bilmiyorsan söyle yahu, utanılacak bir şey değil.]

– Peki, deyip eğildim. Bebek kemerinin halkasını aldım, kadının kemerini açtırıp bebek kemerini geçirdim ve kemeri yeniden bağladım. Sonra da bebeğin kemerini, belinden geçirip onu da güvenli hâle getirdim. Belimi doğrulttum kalktım, kadın şok.

– Aaaaa, dedi şaşkınlıkla. Ben hep bacağından bağlıyordum!

Ben, şok.

– Olur mu hanımefendi, belinden bağlamanız gerekiyor ki acil bir durumda, ani bir harekette size bağlı olsun [şimdi kucağından uçup gitmesin, bacağı kopmasın diyeceğim höff..] Yoksa mazallah!

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.

%d blogcu bunu beğendi: