Telefon Değil O, Ayfon!

19 Ekim 2012, 20:49 | Havacılık, Seyahat, Sivil Havacılık, Uçak, Yolculuk kategorisinde yayınlandı | 4 Yorum
Etiketler: , , , , , , , ,

Uçak kalkacak, son kontroller.. Elektronik cihazların kapalı olması gerekiyor kalkış için, malumunuz. Ancak kabinde yürürken bir de bakıyorum 25-30 yaşlarında bir adam elinde telefonuyla  uğraşıyor.

– Beyefendi telefonunuzun kapalı olması gerekiyor kalkış için.

+ Telefon değil o, iphone!

Ooo Tanrımmm! Nasıl bilemedim onun ayfon olduğunu! Ayfon elektronik olmadığından rahatça kullanabiliyorduk, değil mi? Bu nasıl bir algıdır acep? Onlar halka değil fil!

– Beyefendi, ayfonunuz elektronik değil mi? Fişe takılıyor vs. 

+ Evet.

– O hâlde diğer bütün elektronik cihazlar gibi kapalı olması gerekiyor kalkış için. 

Atmosferik Sayıklamalar..

16 Ekim 2012, 14:13 | Havacılık, Seyahat, Sivil Havacılık, Uçak, Yolculuk kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum
Etiketler: , , , , , , , , , ,

Fransa’ya gidiyoruz; sabaha doğru başlamış uçuş. Herkes uyuyor. Yerim olsa, şansım olsa ben de uyuyacağım. Kapanıyor gözlerim. Şaşı bakıyorum mütemadiyen, kahve üstüne kahve içiyorum gözleri doğru eksende tutabilmek için. Genelde şekersiz sütlü içtiğim kahvelerin sonu böyle gelmiş, artık sade olarak kafama diker oluvermiştim.

Canım sıkılıyor, minnacık penceremden bakmaya çalışıyorum aşağıya. Alplerden geçiyoruz o esnada. Kilometreler boyu dizilmişler, enfes görünüyorlar.. Rotaya alışkınım, görüntü aşağı yukarı kafamda. Birazdan derin bir vadiye oturmuş şahane bir kasaba gelecek.. Vay halime! O yeşilliklerin arasında olmak varken ne işim vardı 10 km tepelerinde?  Hapsedilmiş hissiyle bakıyorum pencereden.. Ne yapıyordum ben troposferin üst sınırında? Yapayalnızım yukarıda! Felix’i düşünüyorum.. Vay be!

Dağlar aşağıda, doğa aşağıda, iklim olayları bile aşağıda..’ Aaaa Heidi’yi gördüm sanki..’

“Vişne suyu verir misiniz?”                          “Ha? Ne? Hay bu kaçıncı ama ya?!”

“Sigara satılacak değil mi?”                          “Evet biraz daha sonra..”

“Tuvaletim geldi?”                                         “Bakın yazıyor kafam kadar tuvalet diye”

“Bak sigara falan satılacak değil mi? ”        “ Ay evet satılacak merak etmeyin..”

Kaptaan çıkarın beni bu kaptaan! 

Göle güneş yansımış ne güzel görünüyor.

Harici hava sıcaklığı -50 derece

“İki karton Marlboro alayım..”

Time to destination 1 saat 20 dk

İndiğim yerde kalsam bari..

“Çocuk kustu torba var mı?”

İsviçre vize istemeyeydi keşke..

“Uçak soğuk oldu!”                               “Isıtalım..”

“Neredeyiz biz?”                                   “Bakın yazıyor haritada..”

“Uçak sıcak oldu!”                                ” Soğutalım!”

“Kokpiti görsem?!”                                “Olmaz!”

Allah’tan uyuyorsunuz bir de uyanık olsanız ne olacak acaba?

Paris Havalimanı için alçalmaya başlıyoruz..

E hadi bakalım..

 

Izmir’in Kavaklari

12 Ekim 2012, 14:10 | Havacılık, Seyahat, Sivil Havacılık, Uçak, Yolculuk kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın
Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Atina Izmir arasi tarifesiz bir ucustayiz. Yunan turist kardeslerimizi getiriyoruz. Ucus suresi 35 dakika ama kaptan 32 dk kadar surecegini soyluyor. Servis icin vakit bile yok. Ucmuyoruz diyebiliriz. Gel gor ki istekler girla! Yetisemiyoruz hicbir seye.. Durumu gormuyorlar mi acaba?

Ege Denizi uzerindeyiz ve Yunan aksanli Ingilizce ile bir soru geliyor: “Neredeyiz?”

Oha! Ne demek neredeyiz?! Yunanistan – Turkiye arasi gidiyoruz, hem de Izmir’e gidiyoruz. Arada tek bir deniz var!  Papua Yeni Gine civarindayiz canim, Izmir’e Filipinler uzerinden gitmeye karar verdi Kaptan.

“Ege Denizi burasi beyefendi. O ada da Mikonos!”

“Aa nasil ya?”

“Yaa boyle iste!” derken kemer ikaz isiklari yanar.. Bu ucus icin bir kisiye bir hayli vakit ayirmistim.

“Ama neden kemer bagliyoruz?”

O da ne?! Ne demek neden bagliyoruz? “Cunku alcaliyoruz beyefendi, yaklastik. Az kaldi Izmir’e..”

“Iyi de daha yeni kalkmisti ucak.”

Ben de bunu diyordum. Bu yuzden kosturuyoruz bu kadar. Hicbir ucak havada kalmiyor iste goruyorsunuz. Yok mu arkadas zaman-mekan algisi? Bir Yunan vatandasi olarak Atina Izmir arasini, Ege Denizi ve Yunan Adalari’ni sormak, ne cabuk geldik demek..

“Evet bu kadar yakin beyefendi. Bunlar da Izmir’in kavaklari! Baglayin artik lutfen kemerinizi!!”

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.

%d blogcu bunu beğendi: