Oksijenle İlgili Hayaller

24 Ocak 2013, 13:10 | Kabin Memurluğu, Uçak, Yolculuk kategorisinde yayınlandı | 5 Yorum
Etiketler: , , , ,

Bu şekilde bir blog araması gelmiş: Oksijenle İlgili Hayaller

Arama yapan kişi ne düşünmüştür bilemiyorum ancak ben çok fazla hayal kuruyorum oksijenle ilgili.

Yazın, havalandırmalar çalışmadığında ya da çalıştırılmadığında ter kokularının kabini sarmasını takiben oksijen hayalleri kuruyorum meselâ. Bir sabunu bile çok görüyor bazı insanlar. İlgili olarak (bkz: deotak)

Bir bakıyorsun köfte falan çıkarmış biri, diğeri ağır kokulu bir cips yiyor derken biri kusuyor. Sonra uzaklardan bir bebek bezi sesi.. Başını kaldırıp bakınca bebeğe yakın koltuktakilerin bayıldığını görüyorsun. Evet çok hayal kuruyorum. Hayal olmayan şeyse yolcunun, o bebek bezini, bindiği ulaşım aracı çöplükmüşçesine koridora, koltuğa bırakması. Biyolojik silah denemesi midir nedir?!

Sabah 06:15, günün ilk seferlerinden ve uçağa daha biner binmez ya da kalkıştan hemen sonra tuvalete giren bir şahıs ve sonrasında uçağın yarısını kendinden geçiren bir koku. Oksijen hayali kurmamak elde değil. Topluca göz feri sönmesi böyle bir şey.

Servisin ortasında, zaten kısıtlı oksijenin olduğu bu hava karışımına eklenen bir gaz. Maske çıkarıp oksijen soluyasım geliyor. Uçakta yedi psikopatı bulun!

“Havada mıyız?” sorusu.. Hep oksijensizlikten işte! Evet delicesine hayal kuruyorum.

Gelin hep beraber kuralım bu hayalleri 🙂

Uçakta Mikrodalga Yok Da Ne Demek?!

16 Ocak 2013, 17:24 | Kabin Memurluğu, Seyahat, Uçak, Yolculuk kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum
Etiketler: , , , , , , , ,

Mideme kupalarca kahve indirip, omurgama titanyumdan sağlam bir boru, ayak tabanlarıma yerle teması kesecek yumuşak bir şeyler takmak istediğim günlerden birinde Avrupa hava sahası üzerindeyiz. Uçağın içi Amerikan filmlerindeki parti ortamı gibi, kabinde çılgın atıyor yolcular.

Slow motion görmeye başladığım bu ortamın içinden kucağında bebek elinde mamayla bir kadın yaklaştı. Yurtdışında yaşayan Türkçesi pek kuvvetli olmayan bir Türk kendisi.

 “Mama vereceğim çocuğa şunu ısıtsana” dedi.

Ne kadar kibarsınız dedim içimden. Aldım mamayı üzerine baktım mikrodalga için diyor.

“Hanımefendi mama, sadece mikrodalga fırın için sanıyorum”

“Aaa yok mu uçakta?”

“Maalesef, bizim fırınlarımız uygun değil bu mama için. Sıcak su verebilirim isterseniz?”

“Nasıl ama ya? Çocuk aç…”

Ben mi sorumluyum açlığından acaba? Sevgili yolcu, madem çocuğun var, madem onunla yolculuğa çıktın, her türlü önlemi alman gerekmiyor mu? Ben çocuğum için öyle yapardım. Mutlaka alternatif bir şey bulundurulması gerekir. Uçak bu, ha deyince olmuyor her şey. Güvenlik gereği her istenen de bulundurulamıyor.

 “Yanınızda başka bir yiyecek var mı bebek için?”

“Yok. Ya ama mikrodalga nasıl olmaz, her yerde var.”

Evet canım yerde olabiliyor da havada bulmak mümkün değil işte.

 “Uçaklarda mikrodalga fırın bulundurulmuyor hanımefendi”

 Ankastre bizimkiler neden beğenmedin ki?

 “Hah çok kötü bence, hiç de güzel değilmiş hizmetiniz. Mikrodalga yok diyo yaaa”

Öyle mi yeaaa! Meşe odunu var arkada isten mi? Islak ıslak, orijinal! Şahane ısıtır. O surat ifadesi, mimikleri, ses tonu, vurguları falan beyin sinirlerimi dürtüyor sanki.

Ortaya koyduğu fantastik çıkarımlar da cabası. ‘Iyyy iğrenç bir firma mikrodalga fırınları yok, asla kullanmayın’. Ben sana çocuğuna, uygun mamalar getirmediğin için ıyy rezilsin diyor muyum? Kim sana uçakta mikrodalga var, bebek maması var vaadinde bulunmuş ayrıca?

Resmen hıh diyerek döndü arkasını gitti sinirli sinirli. Üslubu uygun olsaydı farklı yollarla yardım etmeye çalışacaktım birçok kişiye yaptığım gibi. Ama irtifa arttıkça tavır ve davranışlar çamurlaşıyor nedense. Ne çalışan, ne yolcu, ne de insan olarak anlam veremiyorum. 

Meselâ sakin bir uçuşta, toz bebek mamaları kullanan ve inatla yemeyip ağlayan bir bebek için neden püre hâline getirilmiş sebze meyve vermediğini sordum. Yani evde robot varsa tuşa basıp sebze meyveleri ezmek ile biberon çalkalamak arasında uçurumlar yok. Daha sağlıklı değil mi?

Böyle bir sosyal mesaj verme, meyve püresi hazırlama gibi bir görevim yok ama o gün üşenmedim, vaktim de varken aldım bir kap kendi portakal mandalinimi çatalla olabildiğince ezip vermiştim yolcuya. Kadıncağız şaşırmıştı ama sevindi bayağı. Takdir etti görüşümü, hak verdi. Çocuk da meyveleri yiyince pek güzel oldu, bir hayli de oyalandı hani. Sevindim ben de..

İstenen olmayınca tü kaka, rezil insan, hizmet, havayolu bilmem ne oluyorsun ama yardım edince aman ne güzel, ne iyi insan, hizmet, şirket olamıyorsun. Kötüyü herkes yazıyor ama iyi olan hiçbir yere iletilmiyor bizde.

Neyse işte bir mikrodalga etmiyor demek ki…

Nerede Bu Uçak?! : Flight Radar 24

07 Ocak 2013, 00:21 | Havacılık, Seyahat, Sivil Havacılık, Uçak, Yolculuk kategorisinde yayınlandı | 3 Yorum
Etiketler: , , ,

Birçok kişi soruyor, bizimkiler Hollanda’dan geliyordu indi mi acaba uçakları,  uçakları nasıl takip ederiz, havada mı, indi mi, kalktı mı, nerede diye.. Cevabı için güzel bir yazı paylaşmak istiyorum sizinle:

*       *       *

Kaynak Site: http://diaboloviolette.wordpress.com/2012/03/13/bana-bir-internet-sitesi-ogretenin-1-flightradar24/

İlk sitemiz havacılık ile hatta doğrudan hava ulaşımı ile ilgili; FlightRadar24.com

Bu site Dünya’nın bir çok noktasında alıcıya sahip. Bu alıcı ADS-B adlı aktarıcıyı içeren tüm uçaklardan veri alıp siteye aktarıyor ve sitedeki dünya haritası üzerinde bu uçakları bulabiliyoruz.

Uçağımızı bulduktan sonra üzerine tıklarsanız uçağın o anki bilgilerine de ulaşabiliyoruz; alttaki örnekte İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan yeni kalkmış olan bir THY uçağını görüyoruz. Sol tarafta uçağın bir fotoğrafı, hangi firmaya ait olduğu, nereden kalktığı ve nereye gittiği, modeli, kayıt bilgileri ve uçuş bilgilerini bulabiliyoruz. Harita kısmında da uçağın konumunun yanında hangi rotayı kullanarak gittiğini ve renge göre yüksekliğini de görebiliyoruz. Sol altta gördüğünüz linki istediğiniz kişiye gönderip takip etiğiniz uçağı onunla da paylaşabilirsiniz.

Siteyi kullanırken en çok şuna dikkat edin, alıcı – aktarıcı arasındaki veri problemleri nedeniyle uçak bazen haritadan kaybolabiliyor, panik yok.

Bunun haricinde uçak çeşitleri/modelleri de şekilleri ile birbirinden ayrılıyor, siteyi biraz kullandıktan sonra siz de farkedeceksiniz. Mesela Airbus A380 model uçağı bulmak istiyorsanız haritanızı Dubai’ye ortalayıp uçaklara tıklamanız yeterli, mutlaka denk gelirsiniz. Bir ipucu: en heybetli olan A380’dir.

İniş koşullarının sıkıntılı olduğu günlerde aşağıdaki gibi ilginç rotalara denk gelebilirsiniz;

Son olarak, sitede sağ üst köşede istediğiniz gün ve saatteki hava trafiğini görmenize olanak sağlayan bir seçenek var çok işe yaramıyor ancak belki lazım olur, biraz karıştırırsanız çözersiniz. İyi eğlenceler.

Güncelleme – 28.07.2012
Siteye eklenen ancak halen denemeleri devam eden bir özellik de Aircraft View özelliği. Üzerine tıkladığınız uçağın özelliklerinin gösterildiği sağ tarafta Aircraft View (BETA) yazan yere tıklarsanız şöyle bir görüntü ile uçağı takip edebilirsiniz.

Bir Işık Var Ama?..

05 Ocak 2013, 19:48 | Havacılık, Kabin Memurluğu, Seyahat, Uçak, Yolculuk kategorisinde yayınlandı | 5 Yorum
Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

Yine güzel yurdumun, neresi olduğunu hatırlayamadığım güzel bir şehrine gidiyoruz bir gün. Sakin geçiyor genel olarak uçuş. Bir yolcu çağırdı, biraz telaşlı…

“Buyrun beyefendi?”

“Hostes Hanım bu ışık ne? Burada ışık yanıyor..” dedi kemer ikaz ışıklarını göstererek. Üzerinde de kemer resmi var ama neyse. 

“Kemer ikaz ışığı beyefendi. Yandığında kemerleri bağlamak gerekiyor.”

“Ama yanıyor?”

O hâlde var! Ne yaptın hocam ya, her şey iyi gidiyordu. 

“Demek ki kemerleri bağlamak gerekiyor.”  Şimdi de ‘E yani?‘ diyecek gibi ama…

“…”

“Yardımcı olabileceğim başka bir şey var mı?” dedim gülümseyerek.

Hayır anlamında başını salladı, gözleri ışığa dikip bakmaya devam etti. Uçuş bitip de herkes inerken, geldi yanıma:

“Söndü” dedi. 

Birden kahkaha atmamak için zor tuttum kendimi. Humm enteresan söndü demek.

“E siz de çözmüşsünüz kemerinizi zaten, iniyorsunuz. Her şey normal yani. İyi günler dilerim”

Atatürk Barajı

05 Ocak 2013, 18:06 | Havacılık, Seyahat, Yolculuk kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın
Etiketler: , , ,

Giderken bir yolcu “Burası neresi?” diye sormuştu. Ben de yayınlayayım dedim. Tabii uçak penceresinden olunca çok şahane olmuyor ama yine de çok sevdiğim bir görüntü.

ataturk baraji

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.

%d blogcu bunu beğendi: