Cam Kenarına Oturmam Gerek Dedim!

15 Mart 2013, 02:01 | Havacılık, Kabin Memurluğu, Seyahat, Uçak, Yolculuk kategorisinde yayınlandı | 7 Yorum
Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

Yolcu alımındayız. Birden bir kadın “Hostes Hanım bakar mısınııız?” diye seslendi.

“Buyurun?” dedim.

“Beyefendi benim yerime oturmuş kalkmıyor.” 

Örtmenimm Ahmet saçımı çekiyoooo..

“Biniş kartınızı görebilir miyim beyefendi?” dedim.

“Tamam benim yerim burası değil ama buraya oturmak zorundayım” dedi.

Ooo çok fantastik! 

“Neden peki? Sebebini öğrenebilir miyim?”

“Çünkü cam kenarı başka yer kalmamış ve benim cam kenarına oturmam gerek” dedi.

Şu elimdeki eter hepimize yeter demek istiyorum…

“Anlıyorum fakat görüyorsunuz burası hanımefendinin yeri ve oturmak da onun hakkı. Ben size başka bir yer ayarlamaya çalışayım.”

“Olmaz!! Bir şey olursa nereden kaçacağım?!” dedi uçağın penceresini göstererek, ” Cam kenarında oturmam gerek, burası iyi!” 

Vuuu ipler koptu işte! Bir şey olursa nereden mi kaçacağım?! Bir şey olursa o minnacık pencereden mi kaçmayı planlıyordun acaba? Bir adama baktım şaka mı diye,  bir pencereye baktım sığar mı diye.. Dostum kafan bile geçmez o pencereden. Nasıl bir matematik kullandın ki? Kolumu kurtarsam yeter diye mi düşündün?

Kadın da adama bakıyordu, omzumu sıvazladı neden sonra, “Ben şuraya oturayım da siz durumu çözmeye bakın, kolaylıklar” dedi acır gibi. O sırada zaman geçiyor tabii.

Sayın konuklarımız, yolcularımızdan birinin acil olarak psikolojik yardıma ihtiyacı vardır!..

Eğildim adamın yanına iyice. “Bakın beyefendi inanın sizi çok iyi anlıyorum. Öncelikle lütfen sıkmayın kendinizi. Herhangi bir aksaklık söz konusu değil. Rahat olun lütfen. Fakat pencereden kaçmayı nasıl düşünüyorsunuz acaba? Çok küçük değil mi? Çıkamazsınız oradan”

“Geçeriz artık bir şekilde.”

İcabında süblimleşiriz…

“Geçerken sıkışabilirsiniz bence. Hem kırılmayabilir o pencere bakarsınız.. Allah korusun tabii ama eğer bir şey olursa, bence kapıya yakın olmak daha mantıklı. Koridordaki yerinizde oturursanız – ki bakın ne kadar şanslısınız ikinci sıradasınız, hemen çıkabilirsiniz.”

Şşştt aramızda kalsın!

Adam sustu. Baktı bana. “O kadar sağlam yani uçak. Kırılmayabilir o pencere diyorsun”

“Siz rahat olun, güvenin bana. Hanımefendi yerine geçsin, siz de gelin böyle. Yine de beğenmezseniz ben yardımcı olmaya çalışacağım.”

“E anlaştık o zaman.”

E hadi bakalım.

Reklamlar

7 Yorum »

RSS feed for comments on this post. TrackBack URI

  1. Anlatımınıza bayıldım 🙂 Bir kez İzmir’den İstanbul’a uçuş korkusu olduğunu bilmediğim ve uçuş öncesinde öğrendiğim bir tanıdığımla geldim, o bile toleransı zor ve sancılı bir süreçti.. Defalarca bu gerilime katlanan kişiler olarak hepinizin Allah yardımcısı olsun diyorum 🙂

    • Çok teşekkürler. Çalışma alanının ve yapılabileceklerin kısıtlılığını düşününce idare etmesi bir hayli zor gerçekten insanları, hele de korku ve panik olunca.. Biraz geç cevap veriyorum kusura bakmayın lütfen.

      • Bu gibi “sacma” durumlarla basa cikmak icin egitim aliyorsunuzdur eminim. Peki bu egitimin bir pratigi oluyor mu acaba? Kendi adima konusacak olursam, hadi diyelim o egitimi, teorik egitimi bir sekilde aldim, basardim diyelim ama pratige gelince ikinci soruya kadar dayanamazdim sanirim. Insanla ugrasmak islerin en zoru. Kolayliklar diliyorum size, yerinizde olmak istemezdim, daha dogrusu olamazdim 🙂

      • Açıkçası ne kadar insan varsa o kadar olay vardır ve bu noktada eğitim bir yere kadar.. Belirli kişisel gelişim, yönetim, ve benzeri eğitimler dönem dönem veriliyor ama karşı karşıya kalınan olaylarda bu eğitimlerin hiçbir faydasını göremedim. Eğitimcilerin çoğuna bu şekilde örnek olaylar sunduğumda “sakin ol, gülümse, geçer”den öte bir cevapları olmadı.
        o yüzden tam da dediğin gibi eğitim 2. soruya kadar, sonrası kişiye kalmış. Bazen, ben de kendi yerimde olmak istemiyordum bu durumlarda. Kaçacak bir yer olmuyor nitekim.. Verilecek cevap bir yere kadar, üzerinde üniforma var istediğin gibi davranamıyorsun; verilen hizmet de bir yere kadar istediğin gibi çözemiyorsun durumu. Ne bileyim koltuk arası dar diye elindeki çöpü üzerime atan adam için koltuk aralığını genişletmem mümkün değil maalesef. Söz konusu bu olunca, uçak ‘elinden geleni yapmak’ değil, ‘olması gerekeni yapmak’ olan bir ortam oluyor.. Böyle işte 🙂

      • Bu sabriniz bana insanustu geliyor. Ustune ustluk boyle insanlarin varligini her gun gorup buna ragmen yasama/calisma sevincini, insanlara olan saygiyi kaybetmemekte buyuk meziyet bana gore. *Kaybetmediginizi varsayarak soyluyorum 🙂

      • İlk zamanlarda çok şaşırıyordum. Sorulan sorulara, isteklere, insanların tavırlarına.. sonra alışıyorsun. Tabiri caizse topları daha iyi karşılamaya başlıyorsun 🙂 Zihnin bir yerlerinde üslubunu ve farkındalığını korumak için kendine uyarı yaratmayı başarabilirsen de büyük bir şey olmadıkça rayında gidiyor her şey.. Tabii hava kurduğun dengeyi karada da ayrı sürdürmek gerekiyor..ş

  2. Hostes olmadan önce biraz psikoloji okumak gerek sanırım 😀


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.

%d blogcu bunu beğendi: