Bir Dakika Önce Bir Dakika Sonra

06 Temmuz 2015, 13:49 | Havacılık, Kabin Memurluğu, Seyahat, Sivil Havacılık, Uçak, Yolculuk kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum
Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

nicebye bye

Uçağa Pekmezle Binilmez!

28 Haziran 2015, 17:54 | Havacılık, Kabin Memurluğu, Sivil Havacılık, Uçak, Yolculuk kategorisinde yayınlandı | 10 Yorum
Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

Gecenin bir yarısı, sabahın körü, yaz günü Avcı Takımyıldızı’nın ufuktan yükseldiği saatlerden biriydi muhtemelen. Uçağın ortasında desibeli yüksek bir ses: “Yeter be, önden koltuk seçiyorum tavuk kalmıyor. Arkadan koltuk seçiyorum köfte olmuyor. Şimdi de balık var sadece diyorsunuz. Allah kahretsin sizi! Lanet olsun hepinize! Bir adam gibi olmayacak şu yolculuklar.” Sadece yüksek desibe değill, böğürmenin sesli tanımı vardı önümüzde. Sonra o tepsi havaya kalktı ve olduğu gibi üzerime uçtu. Olmayan şey değil. İnsanoğlu tavuk yerine balık bulunca her zaman yapar bunu.

Gözlerimi açtım, nerede olduğumu düşündüm bir an. Neden uyanmıştım ben? Telefona uzandım saate baktım ve ok gibi fırladım yataktan. Fırında tavuk, balık falan mı unutmuştum?  Banyoya koştum yüzümü yıkadım. Aynaya baktım. Acaba saati mi kurmadım? En hızlısından bir topuz yaptım ama neden? Neden topluyorum saçlarımı diye bakıyorum kendime aynada? Toplamam gerekiyor çünkü. Bu saatte kalkınca böyle yapılır. Saç toplanır, makyaj yapılır, üniforma giyilir  ve uçuşa gidilir. Evet, çok mantıklı. Ben de öyle yapıyorum zaten. Güzel. Odaya geçtim, üniforma giyme zamanı derken eşim uyandı. Tüh!

“Ne yapıyorsun?” dedi.

Biraz anlamsızca, biraz ters ters, biraz da üzgün şekilde dönüp baktım. “E uçuşa gidiyorum. Hadi uyu sen. Kalkacaksın zaten iki saate, bölünmesin uykun.”

“Yarın Pazar ya nereye kalkacağım? Senin de boş günün değil miydi, öyle demiştin bana bugün?”

“Öyle mi dedim?”

Öyle mi demiştim? Ben mi demiştim? Ne demiştim? Ne zaman demiştim? Adam tavuk yok diye balık yemek zorunda kalıyor sen bana ne diyorsun? Karabasanla beraber kalkmış işe gidiyorum. Sen bana yarın Pazar diyorsun. Pazar neydi? Pazar sevgiydi, Pazar emekti. Pazar ne demekti? Ne anlamsız bir kelimeydi böyle art arda söyleyince.

O, yatakta doğrulmuş bana bakıyordu. Ben, beşinci günün şafağında doğuya bakar gibi ona bakıyordum. Sonra kendime gelip güncellemelerimi yapınca göz bebeklerim normale döndü. Normale döndüğünü karşımdaki surattan anlamıştım daha ziyade.

“Haydi yat sen de!” dedi bana eliyle yastığıma pat pat vurarak. Sonra “Ayyy yatma yatma, hep pekmezin akmış buralara! Git de bez getir!” dedi.

 İçimde nasıl bir rahatlama, nasıl bir hafiflik, tarifi yok.

Uçakta Tuvalete Gitmece!

09 Temmuz 2014, 14:51 | Havacılık, Kabin Memurluğu, Seyahat, Sivil Havacılık, Uçak, Yolculuk kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum
Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

uçak tuvaleti

Hayatında Hiç Kahve İçmemişçesine!!

21 Haziran 2014, 00:40 | Havacılık, Kabin Memurluğu, Seyahat, Sivil Havacılık, Uçak, Yolculuk kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın
Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Ucakta Ikram

İlk Uçuş!

16 Haziran 2014, 00:34 | Kabin Memurluğu, Seyahat, Uçak, Yolculuk kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın
Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Günlerden bir gün bir yolcu körükten sekerek geliyordu… Üzerinde kırmızı kapüşonlu bir eşofman üstüyle anneannesine yemek götüren modern kırmızı başlıklı oğlan diyebiliriz. Sevgi çemberi oluşturup ront yapmamıza az kalmıştı ki:

“İlk kez biniyorum ben uçağa, çok mutluyum!! ” dedi.

Boynuna Hawaii usulü çiçekli kolyemizi taktıktan sonra Türk usulü lolipopumuzdan takdim edip alkışlarla kabine alıyoruz. Boarding esnasında arada bir karşılaşıyoruz:

“Hava çok güzel, yerim de cam kenarı çok şanslıyım, hep dışarıyı seyredeceğim” diyor.

“Keyfini çıkarın, güzel bir yolculuk dilerim” diyorum.

Sonra servise bir çıkıyoruz ki çocuk bulutlar üzerinde rüyalara dalmış. Kaçtı güzelim bulutlar!!

İnerken hevesini kurt yemiş misâli asık suratıyla yanımıza geliyor:

“E ben uyumuşum ya!”

He ya, uyudun resmen!  Bir dahaki sefere inşallah :)”

“Nasıl uyudum ya?!” diyerek uzaklaştı gitti.. Üzüldüm tabii.

İşte bu karikatürü görünce kırmızı başlıklı çocuk geldi aklıma 🙂

ilk uçuş, uçağa ilk kez binmek

Sizce de Biraz Hızlı Gitmiyor Muyuz?

06 Haziran 2014, 00:09 | Kabin Memurluğu, Uçak, Yolculuk kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın
Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Retro TravelSabah namazını müteakiben çıktım yola. Erken kalkan yol alırmış, önümde 14 saatlik bir çalışma günü var. Dedim “Beni beklemeyin yiyin siz.” Hiç beklemedik ki der gibi baktılar yüzüme. Aslında hiç yoktular… Maksat sabahın köründe normal bir aile evinden çıkıyormuşçasına hareket etmek… Bu sabahların bir anlamı olmalı!! Nitekim birazdan Meksika dalgasıvari bir güruhun içinde çalkalanacaktım.

Caddeye doğru çıkmıştım ki annesinin elinden tutmuş yürüyen bir çocuk “Aaa anne kadın asker!!” dedi. Hulen ne işin var bu saatte senin sokakta?! İçtima hazırlığı mı yapıyorsun, ne yapıyorsun?

Çoocuğu ivedilikle bilgilendirdik annesiyle beraber. Kendisini güneşten önce aydınlatmanın mutluluğu ile devam ettim yoluma. Serin serin iyi geldi hava.

Neyse efendim geldik uçağa… Karnım, daha sabah olduğunun farkına varamadığı için acıkmamışken yolcuların yiyeceklerini hazırlamaya koyuldum. Kabinin arkasından bir özçekim geliyor: Yolcularla kahvaltı keyfi! 😛 Menümüzde karga boku!

Servis başladı, sağlı sollu ilerliyoruz. 8. ya da 9. sıra civarındaydık. Ön kolumun üst kısmının dürtüklenmesi suretiyle durduruldum.

“Buyurun?” Kolumdan bir parça mı istemiştiniz?!

“Sizce de biraz hızlı gitmiyor muyuz?”

‘Daha sekizinci sıradayız yahu, ne hızı?! mı demeliydim?

Yoksa, ‘Adınızı bile bilmiyorum ama bana yemek veriyorsunuz bu ne samimiyet?’ mi demek istiyordu beyefendi? Du bakalım:

“Anlayamadım tam?”

“Uçak diyorum, uçak diyor, hani hızlı gitmiyor mu biraz?”

Haaa, ne salaksın diyor, anlamıyorsun diyor…

“Yani uçaktayız normal değil mi? Hızlı olsun diye binmiyor muyuz?” Yani şahsen ben her gün 35000 feet irtifada saatte 700 km hızla gitmedikçe kendime gelemiyorum.

“Bana hızlı geldi de biraz.”

Ah beyefendi siz çok yanlış gelmişsiniz o zaman! diyemedim.

“Uçak korkunuz mu var?”

“Yok sadece uçak hızlı gibi işte.” Vuhuuu kapalı devre sohbet!!

“E böylece gideceğimiz yere daha çabuk varacağız, öyle değil mi?”

Gülümseyerek söylemeye çalışıyorum yanlış anlamaz inşallah.

“Öyle de.. Hufff”

“Otobüsle de gelebilirdiniz?” dedim birden. Demese miydim? Sattım şirketi iki dakikada fiiuuvv!! Ne deseydim ki başka? Uçak hızlı diyor adam. Ayıp mı ettim ki? Ne güzel sohbet ediyoruz şurada yahu. Adam pek sinirlenmişe benzemiyor hem. Du bakalım ne diyecek. Arkadaş da yardırdı gidiyor bu arada. İneceğiz birazdan, hızlı gidiyor lanet olası uçak 🙂

“Hehe 2 gün sürerdi artık eheheh”

Layynnn dalga mı geçiyorsun, servisi mi sabote ediyorsun, ne yapıyorsun?!?!?!

“E yani onu diyorum ben de…” Zaten az oksijen var, boşa harcadık işte yine..

“Tuttum sizi di mi?”

Valla ben de sizi tuttum. Çok espiriklisiniz!

“Estağfurullah… Kahve?”

Güneş mi Doğuyor?!

16 Nisan 2013, 22:16 | Kabin Memurluğu, Uçak, Yolculuk kategorisinde yayınlandı | 5 Yorum
Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

Akşamüstü saat 8’e doğru evden çıkmışım. Gece boyu uçuş.

Cabin Crew Slides Armed and Cross Check! Kapılar kapandı, şov başlasınnn!! Önce bir  kahve içiyorum. İçiyorum demeyeyim de hızla tepeme dikiyorum.

“2R Ayşe* buyrun benim. Buz mu? Getireyim.”

Bir çöpe çıkıyorum, bir kahve daha içiyorum, bir kahve de yolcuya veriyorum. Adeta kahve diyarı.

Yolcu “Ne kadar kaldı?” diyor. “Geldik,” diyorum “şu dağların arkası hemen”. Bir kahve daha içmek istiyorum ama vakit bulamıyorum, yemekler hazırlanıyor, toplanıyor, diğer servisler vs.  

Güneş doğuyor artık. Yolcu çağırıyor o sırada, pencereden aydınlığı gösteriyor:

“Güneş mi doğuyor?”

Yolcuya bakıyorum, aydınlanan ufka bakıyorum, yolcuya bakıyorum yine. Güneş değil o, demek istiyorum ama yorulmuşum. “Evet” diyorum.

“Öyle mi?” diyor, diğer taraftaki pencereleri gösteriyor,”o zaman orası neden karanlık?” Oranın güneşi doğmamış daha ne yapalım, kader böyle!

Hadi hadi! Cevap versene, hadi ateistler bunu da açıklasın!! Çünkü kandırdım seni dostum. Güneş değil o! Jüpiter o, atom bombası! Dünya da yuvarlak değil zaten! Güneş böyle her gün hop diye birden yukarı zıplıyor her yer aynı anda aydınlanıyor. İşte hep kuantum bunlar!

Beynimin içinde böyle abuk subuk şeyler dönerken kaptan arıyor. 2 dakika izin isteyip gidiyorum.

“Buyrun Ali Kaptan” diyorum:

“İki çay göndeeer, çok doldurma, limon da koy, şeker olmasın bu sefer.”

“Bodum bardakta, yasemin çiçekleriyle beraber marine de edeyim mi ?” diyorum. Sonra yolcuya dönüyorum geri, tam açıklama yapacağım:

“Ne oldu bilemedin de Kaptana mı sordun?” diyor. 

Ne cevap vereyim şimdi? Saat sabahın 6’sı, zaten karanlık yerin güneşi falan doğmamış daha, ne cevap vereyim ben? He canım kaptana sordum, tanımlayamadıkları bir cisimmiş, onlar da çok merak ediyormuş. 

“Hayır beyefendi”, dedim ve ona Galilei’den başlayıp coğrafya, fizik ve astronominin güzelliklerinden bahsettim. Cümlemi bitirdiğimde artık bütün dünya aydınlanmıştı zaten. 

Bir kere daha giriştik çöpe falan derken inmişiz ben de hatırlamıyorum.

Çantamı sürükleyerek apartmana doğru gidiyorum. Saat sekiz olmuş, bakkal yeni açıyor, beni görünce “Oooo hostes hanım günaydın” diyor.

“Doğdu değil mi güneş ?” diyorum. Anlamsızca bakıyor tabii yüzüme.

Apartman kapısına geldiğimde sitenin görevlisi Ahmet yaklaşıyor. Selamlaşıyoruz. “İşten mi geliyorsun? Ben de daha yeni çıkıyorum çöpe” diyor.

Dur sen arkadan çık ben de önden başlayayım‘ diyesim geliyor istemsiz olarak. “Yardım etmek isterdim de çok yoruldum ben” diyorum zile basıyorum. 

“Kim o?” diyor evdekilerden biri.

“2R Ayşe!”

“Kimmm?”

“Ya off açın kapıyı hadi uykum var!”

*Havayolu şirketine göre değişiklik göstermekle birlikte, güvenlik ve net bir ifade açısından kabin memurları uçak içi iletişimde görevli oldukları kapılara göre adlandırılırlar genelde ve kendilerini bu şekilde tanıtarak konuşmaya başlarlar. Ön kapılar 1 numaradır; ön sağ kapı 1 right, sol kapı, 1 left olur. Arka kapılar 2 numara olur.. Böyle gider. 1R yerine R1 olabilir, sadece ad kullanabilir ya da havayolu bambaşka bir kural benimsemiş olabilir. 
Benim bu uçuştaki kapım arka sağ kapı ise biri aradığında ya da ben birini aradığımda “2R Ayşe” derim, sonra da “24. sıradaki yolcu uçaktan paraşütle atlamak istiyor” şeklindeki maruzatımı bildiririm meselâ.

Cam Kenarına Oturmam Gerek Dedim!

15 Mart 2013, 02:01 | Havacılık, Kabin Memurluğu, Seyahat, Uçak, Yolculuk kategorisinde yayınlandı | 7 Yorum
Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

Yolcu alımındayız. Birden bir kadın “Hostes Hanım bakar mısınııız?” diye seslendi.

“Buyurun?” dedim.

“Beyefendi benim yerime oturmuş kalkmıyor.” 

Örtmenimm Ahmet saçımı çekiyoooo..

“Biniş kartınızı görebilir miyim beyefendi?” dedim.

“Tamam benim yerim burası değil ama buraya oturmak zorundayım” dedi.

Ooo çok fantastik! 

“Neden peki? Sebebini öğrenebilir miyim?”

“Çünkü cam kenarı başka yer kalmamış ve benim cam kenarına oturmam gerek” dedi.

Şu elimdeki eter hepimize yeter demek istiyorum…

“Anlıyorum fakat görüyorsunuz burası hanımefendinin yeri ve oturmak da onun hakkı. Ben size başka bir yer ayarlamaya çalışayım.”

“Olmaz!! Bir şey olursa nereden kaçacağım?!” dedi uçağın penceresini göstererek, ” Cam kenarında oturmam gerek, burası iyi!” 

Vuuu ipler koptu işte! Bir şey olursa nereden mi kaçacağım?! Bir şey olursa o minnacık pencereden mi kaçmayı planlıyordun acaba? Bir adama baktım şaka mı diye,  bir pencereye baktım sığar mı diye.. Dostum kafan bile geçmez o pencereden. Nasıl bir matematik kullandın ki? Kolumu kurtarsam yeter diye mi düşündün?

Kadın da adama bakıyordu, omzumu sıvazladı neden sonra, “Ben şuraya oturayım da siz durumu çözmeye bakın, kolaylıklar” dedi acır gibi. O sırada zaman geçiyor tabii.

Sayın konuklarımız, yolcularımızdan birinin acil olarak psikolojik yardıma ihtiyacı vardır!..

Eğildim adamın yanına iyice. “Bakın beyefendi inanın sizi çok iyi anlıyorum. Öncelikle lütfen sıkmayın kendinizi. Herhangi bir aksaklık söz konusu değil. Rahat olun lütfen. Fakat pencereden kaçmayı nasıl düşünüyorsunuz acaba? Çok küçük değil mi? Çıkamazsınız oradan”

“Geçeriz artık bir şekilde.”

İcabında süblimleşiriz…

“Geçerken sıkışabilirsiniz bence. Hem kırılmayabilir o pencere bakarsınız.. Allah korusun tabii ama eğer bir şey olursa, bence kapıya yakın olmak daha mantıklı. Koridordaki yerinizde oturursanız – ki bakın ne kadar şanslısınız ikinci sıradasınız, hemen çıkabilirsiniz.”

Şşştt aramızda kalsın!

Adam sustu. Baktı bana. “O kadar sağlam yani uçak. Kırılmayabilir o pencere diyorsun”

“Siz rahat olun, güvenin bana. Hanımefendi yerine geçsin, siz de gelin böyle. Yine de beğenmezseniz ben yardımcı olmaya çalışacağım.”

“E anlaştık o zaman.”

E hadi bakalım.

Nerede Bu Uçak?! : Flight Radar 24

07 Ocak 2013, 00:21 | Havacılık, Seyahat, Sivil Havacılık, Uçak, Yolculuk kategorisinde yayınlandı | 3 Yorum
Etiketler: , , ,

Birçok kişi soruyor, bizimkiler Hollanda’dan geliyordu indi mi acaba uçakları,  uçakları nasıl takip ederiz, havada mı, indi mi, kalktı mı, nerede diye.. Cevabı için güzel bir yazı paylaşmak istiyorum sizinle:

*       *       *

Kaynak Site: http://diaboloviolette.wordpress.com/2012/03/13/bana-bir-internet-sitesi-ogretenin-1-flightradar24/

İlk sitemiz havacılık ile hatta doğrudan hava ulaşımı ile ilgili; FlightRadar24.com

Bu site Dünya’nın bir çok noktasında alıcıya sahip. Bu alıcı ADS-B adlı aktarıcıyı içeren tüm uçaklardan veri alıp siteye aktarıyor ve sitedeki dünya haritası üzerinde bu uçakları bulabiliyoruz.

Uçağımızı bulduktan sonra üzerine tıklarsanız uçağın o anki bilgilerine de ulaşabiliyoruz; alttaki örnekte İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan yeni kalkmış olan bir THY uçağını görüyoruz. Sol tarafta uçağın bir fotoğrafı, hangi firmaya ait olduğu, nereden kalktığı ve nereye gittiği, modeli, kayıt bilgileri ve uçuş bilgilerini bulabiliyoruz. Harita kısmında da uçağın konumunun yanında hangi rotayı kullanarak gittiğini ve renge göre yüksekliğini de görebiliyoruz. Sol altta gördüğünüz linki istediğiniz kişiye gönderip takip etiğiniz uçağı onunla da paylaşabilirsiniz.

Siteyi kullanırken en çok şuna dikkat edin, alıcı – aktarıcı arasındaki veri problemleri nedeniyle uçak bazen haritadan kaybolabiliyor, panik yok.

Bunun haricinde uçak çeşitleri/modelleri de şekilleri ile birbirinden ayrılıyor, siteyi biraz kullandıktan sonra siz de farkedeceksiniz. Mesela Airbus A380 model uçağı bulmak istiyorsanız haritanızı Dubai’ye ortalayıp uçaklara tıklamanız yeterli, mutlaka denk gelirsiniz. Bir ipucu: en heybetli olan A380’dir.

İniş koşullarının sıkıntılı olduğu günlerde aşağıdaki gibi ilginç rotalara denk gelebilirsiniz;

Son olarak, sitede sağ üst köşede istediğiniz gün ve saatteki hava trafiğini görmenize olanak sağlayan bir seçenek var çok işe yaramıyor ancak belki lazım olur, biraz karıştırırsanız çözersiniz. İyi eğlenceler.

Güncelleme – 28.07.2012
Siteye eklenen ancak halen denemeleri devam eden bir özellik de Aircraft View özelliği. Üzerine tıkladığınız uçağın özelliklerinin gösterildiği sağ tarafta Aircraft View (BETA) yazan yere tıklarsanız şöyle bir görüntü ile uçağı takip edebilirsiniz.

Bir Işık Var Ama?..

05 Ocak 2013, 19:48 | Havacılık, Kabin Memurluğu, Seyahat, Uçak, Yolculuk kategorisinde yayınlandı | 5 Yorum
Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

Yine güzel yurdumun, neresi olduğunu hatırlayamadığım güzel bir şehrine gidiyoruz bir gün. Sakin geçiyor genel olarak uçuş. Bir yolcu çağırdı, biraz telaşlı…

“Buyrun beyefendi?”

“Hostes Hanım bu ışık ne? Burada ışık yanıyor..” dedi kemer ikaz ışıklarını göstererek. Üzerinde de kemer resmi var ama neyse. 

“Kemer ikaz ışığı beyefendi. Yandığında kemerleri bağlamak gerekiyor.”

“Ama yanıyor?”

O hâlde var! Ne yaptın hocam ya, her şey iyi gidiyordu. 

“Demek ki kemerleri bağlamak gerekiyor.”  Şimdi de ‘E yani?‘ diyecek gibi ama…

“…”

“Yardımcı olabileceğim başka bir şey var mı?” dedim gülümseyerek.

Hayır anlamında başını salladı, gözleri ışığa dikip bakmaya devam etti. Uçuş bitip de herkes inerken, geldi yanıma:

“Söndü” dedi. 

Birden kahkaha atmamak için zor tuttum kendimi. Humm enteresan söndü demek.

“E siz de çözmüşsünüz kemerinizi zaten, iniyorsunuz. Her şey normal yani. İyi günler dilerim”

Sonraki Sayfa »

WordPress.com'da Blog Oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.

%d blogcu bunu beğendi: