Sizce de Biraz Hızlı Gitmiyor Muyuz?

06 Haziran 2014, 00:09 | Kabin Memurluğu, Uçak, Yolculuk kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın
Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Retro TravelSabah namazını müteakiben çıktım yola. Erken kalkan yol alırmış, önümde 14 saatlik bir çalışma günü var. Dedim “Beni beklemeyin yiyin siz.” Hiç beklemedik ki der gibi baktılar yüzüme. Aslında hiç yoktular… Maksat sabahın köründe normal bir aile evinden çıkıyormuşçasına hareket etmek… Bu sabahların bir anlamı olmalı!! Nitekim birazdan Meksika dalgasıvari bir güruhun içinde çalkalanacaktım.

Caddeye doğru çıkmıştım ki annesinin elinden tutmuş yürüyen bir çocuk “Aaa anne kadın asker!!” dedi. Hulen ne işin var bu saatte senin sokakta?! İçtima hazırlığı mı yapıyorsun, ne yapıyorsun?

Çoocuğu ivedilikle bilgilendirdik annesiyle beraber. Kendisini güneşten önce aydınlatmanın mutluluğu ile devam ettim yoluma. Serin serin iyi geldi hava.

Neyse efendim geldik uçağa… Karnım, daha sabah olduğunun farkına varamadığı için acıkmamışken yolcuların yiyeceklerini hazırlamaya koyuldum. Kabinin arkasından bir özçekim geliyor: Yolcularla kahvaltı keyfi! 😛 Menümüzde karga boku!

Servis başladı, sağlı sollu ilerliyoruz. 8. ya da 9. sıra civarındaydık. Ön kolumun üst kısmının dürtüklenmesi suretiyle durduruldum.

“Buyurun?” Kolumdan bir parça mı istemiştiniz?!

“Sizce de biraz hızlı gitmiyor muyuz?”

‘Daha sekizinci sıradayız yahu, ne hızı?! mı demeliydim?

Yoksa, ‘Adınızı bile bilmiyorum ama bana yemek veriyorsunuz bu ne samimiyet?’ mi demek istiyordu beyefendi? Du bakalım:

“Anlayamadım tam?”

“Uçak diyorum, uçak diyor, hani hızlı gitmiyor mu biraz?”

Haaa, ne salaksın diyor, anlamıyorsun diyor…

“Yani uçaktayız normal değil mi? Hızlı olsun diye binmiyor muyuz?” Yani şahsen ben her gün 35000 feet irtifada saatte 700 km hızla gitmedikçe kendime gelemiyorum.

“Bana hızlı geldi de biraz.”

Ah beyefendi siz çok yanlış gelmişsiniz o zaman! diyemedim.

“Uçak korkunuz mu var?”

“Yok sadece uçak hızlı gibi işte.” Vuhuuu kapalı devre sohbet!!

“E böylece gideceğimiz yere daha çabuk varacağız, öyle değil mi?”

Gülümseyerek söylemeye çalışıyorum yanlış anlamaz inşallah.

“Öyle de.. Hufff”

“Otobüsle de gelebilirdiniz?” dedim birden. Demese miydim? Sattım şirketi iki dakikada fiiuuvv!! Ne deseydim ki başka? Uçak hızlı diyor adam. Ayıp mı ettim ki? Ne güzel sohbet ediyoruz şurada yahu. Adam pek sinirlenmişe benzemiyor hem. Du bakalım ne diyecek. Arkadaş da yardırdı gidiyor bu arada. İneceğiz birazdan, hızlı gidiyor lanet olası uçak 🙂

“Hehe 2 gün sürerdi artık eheheh”

Layynnn dalga mı geçiyorsun, servisi mi sabote ediyorsun, ne yapıyorsun?!?!?!

“E yani onu diyorum ben de…” Zaten az oksijen var, boşa harcadık işte yine..

“Tuttum sizi di mi?”

Valla ben de sizi tuttum. Çok espiriklisiniz!

“Estağfurullah… Kahve?”

Reklamlar

Oksijenle İlgili Hayaller

24 Ocak 2013, 13:10 | Kabin Memurluğu, Uçak, Yolculuk kategorisinde yayınlandı | 5 Yorum
Etiketler: , , , ,

Bu şekilde bir blog araması gelmiş: Oksijenle İlgili Hayaller

Arama yapan kişi ne düşünmüştür bilemiyorum ancak ben çok fazla hayal kuruyorum oksijenle ilgili.

Yazın, havalandırmalar çalışmadığında ya da çalıştırılmadığında ter kokularının kabini sarmasını takiben oksijen hayalleri kuruyorum meselâ. Bir sabunu bile çok görüyor bazı insanlar. İlgili olarak (bkz: deotak)

Bir bakıyorsun köfte falan çıkarmış biri, diğeri ağır kokulu bir cips yiyor derken biri kusuyor. Sonra uzaklardan bir bebek bezi sesi.. Başını kaldırıp bakınca bebeğe yakın koltuktakilerin bayıldığını görüyorsun. Evet çok hayal kuruyorum. Hayal olmayan şeyse yolcunun, o bebek bezini, bindiği ulaşım aracı çöplükmüşçesine koridora, koltuğa bırakması. Biyolojik silah denemesi midir nedir?!

Sabah 06:15, günün ilk seferlerinden ve uçağa daha biner binmez ya da kalkıştan hemen sonra tuvalete giren bir şahıs ve sonrasında uçağın yarısını kendinden geçiren bir koku. Oksijen hayali kurmamak elde değil. Topluca göz feri sönmesi böyle bir şey.

Servisin ortasında, zaten kısıtlı oksijenin olduğu bu hava karışımına eklenen bir gaz. Maske çıkarıp oksijen soluyasım geliyor. Uçakta yedi psikopatı bulun!

“Havada mıyız?” sorusu.. Hep oksijensizlikten işte! Evet delicesine hayal kuruyorum.

Gelin hep beraber kuralım bu hayalleri 🙂

3 Gram Oksijen Çek!

09 Kasım 2012, 03:34 | Havacılık, Seyahat, Sivil Havacılık, Uçak, Yolculuk kategorisinde yayınlandı | 4 Yorum
Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

Yolcular bindi, güvenlik demosu yapıldı, uçak kalktı, servis yapıldı..

Ön sıralarda oturan bir yolcu çağırdı. Annesi babasıyla oturan 20 yaşlarında bir genç.

“Anneme oksijen verin” dedi.

Hö? Anneye bakıyorum duruyor öyle. Kötü değil gibi ama?

“Nesi vardı? Ne oldu?” diye sordum.

Baba araya karıştı, elini üstteki panellere uzatarak “E gösteriyorsunuz o kadar oksijen falan, verin işte hadi” dedi.

İsyeeaaaann!

“Beyefendi gösterdiğimiz üzere, o oksijen sadece acil durumlarda kullanılıyor. Hanımefendinin nesi vardı yardımcı olmaya çalışayım. Var mı bir hastalığı, kullanması gereken ilaç?”

“İşte acil durum var. Nefes alamıyor!”

Teyzem gayet iyi görünüyor. İkisinin ortasında oturmuş, etrafa bakınıyor. Eğildim teyzenin yanına.

“Hanımefendi iyi misiniz?”

“He iyiyim”

“Değil değil” dedi oğlan “Daraldık ver artık şu oksijeni de takalım rahat edelim”

 Kes de ver oksijeni kadın! Bu ne yahu, içelim güzelleşelim der gibi. Bakkaldan ekmek istiyor sanki! Laf anlatmak mümkün değil. Oksijenle ne gibi hayaller kuruyor acaba? İki nefes alıp koridorda halay mı çekeceğiz? Hobaa! Haydi 8C sen de katıl!

 “Bakın beyefendi, o oksijen acil durumlar için kullanılıyor ve uçakta şu an herhangi acil bir durum söz konusu değil. Hanımefendi iyi olduğunu söyledi. Havalandırmalarınızı da açtım. Rahat olun lütfen. Hanımefendi nefes alamayacak olursa ben yardımcı olacağım size.”

 “3 gram oksijen istedik yani!”

 Aaaaaaaaaaaaaaaa!

WordPress.com'da Blog Oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.

%d blogcu bunu beğendi: